|
Ekin Türkmen; bugün yeniden televizyona dönerken kendini daha huzurlu, yenilenmiş hissettiğinden bahsediyor. Oyunculuk tüm hayatı ama o asla star olmak istemiyor.
Marie Claire Eylül 2010
26 yaşında ve İzmir doğumlu. Lise döneminde hayatı öğrenmek için çalışıyor, modellik günlerinde Best Model Yarışması'na katılınca bir yapımcıyla tanışıyor ve oyunculuğa adım atıyor. Hiç durmadan çalışarak geçen sekiz yılın ardından yeni insanlar tanımak, yeni yerler görmek için her şeyi bırakıp gidiyor.
Nasıl bir dönem sizin için? Yeniden çalışmaya başlamak nasıl hissettiriyor? Okula başladığım günden itibaren çalışıyordum. Çok yorulmuştum. Bu fiziksel bir yorgunluk değil; oyuncunun beslenmesi gerekiyor. Dizi, reklâm, tiyatro devam ediyordu ama yeni insanlar tanımak, yeni yerler görmek, yeni oyunculuk tarzları öğrenmek ihtiyacı hissediyordum. Herkes beğeniyor, 'İyi oyuncu' diyor olabilir benim için ama bir oyuncunun 'Öğrendim, oldum artık' demesi mümkün değil. Öyle bir sıkıntı çekiyordum. 'Başka bir yere mi gitsem, workshop'lara mı katılsam, yüksek lisans mı yapsam' gibi kaygılarım vardı. Bir buçuk yıl oldu; Küçük Kadınlar'ı bıraktım ve o zamandan beri sürekli geziyorum, hem Türkiye'de hem yurt dışında atölye çalışmalarına gidiyorum.
Los Angeles'a gitme kararınızın nedeni neydi? Niye New York değil? Aslında 'Keşke New York'a gitseydim' diye düşündüm bir dönem ama Los Angeles'ta UCLA'in yüksek lisans programları çok çekiciydi. Çok güzel bir kampüsü var; yaşam olarak daha rahat. New York; İstanbul gibi temposu yüksek bir şehir. Oysa Los Angeles daha sakin, iklimi de daha güzel. Oyunculukla ilgili bir planım yoktu giderken. İngilizce kursuna gittim. Bir buçuk yıldır da geziyorum. Oradan Brezilya'ya gittim; Türkiye'de tatiller yaptım. Kendimi beslemeye çalışıyorum. Çok dinlenmiş, yenilenmiş, çok şey öğrenmiş ve huzurlu hissediyorum şimdi. Onu hissettiğimden beri de tekrar çalışmaya karar verdim ve bir hafta içinde Adanalı dizisi ile başlıyorum yeniden çalışmaya.
Röportajlarınızda oyunculuğun aslında çocukluk hayaliniz olmadığından bahsediyorsunuz. Nasıl başladı her şey? Evet çocukluk hayalim değildi; ben Psikoloji okumak istiyordum. Henüz üniversite sınavlarına girmemiştim. Bir şekilde İstanbul'da Osman Sınav ile tanıştık.
Nasıl birisiniz? Erkek arkadaşım flört edebilir mesela başkasıyla. Güzel bir kadın gördüğü zaman bir erkeğin bakması kadar doğal bir şey yok. Heykele, resme de bakıyorsunuz; kadın da Tanrı'nın yarattığı estetik bir varlık. Bunu anlayışla karşılayabiliyorum ama kesinlikle tek eşliyim. Yine de bazı değerler önemli. Çok centilmen olmasını bekliyorum bir erkeğin. İnançlı bir insanımdır, hiç inancı olmayan bir insanı anlayabilirim ama saygı duyamıyorum. Entelektüel birikimi de olmasını istiyorum fakat o geleneksel değerleri unutmuş, fazla modern, Türk gibi yaşamayan erkeklerden hoşlanmıyorum. Şimdi; 'Erkek arkadaşımın flört etmesi normaldir' deyip ardından; 'Kadir Gecesi'ni kutlamadın'
Kaç yıldır yalnız yaşıyorsunuz? Dokuz yıl oldu. Yalnız yaşamayı çok seviyorum; televizyonum yok. Sadece film izleyeceğim bir sistem var. Evde tamamen bir sessizlik oluyor bu yüzden. Evime çok arkadaşım gelmez. Sosyal bir insanım ama sadece dışarıda. Anadolu Yakası'nda, Kuzguncuk'ta oturuyorum. Avrupa Yakası'nda arkadaşlarımı görüyorum, eğleniyorum, sonra eve dönüyorum. Dışarıdaki ayrı Ekin, evdeki ayrı. İhtiyaç duyuyorum o yalnızlığa.
Eda Göklü Fotoğraflar: Serhat Hayri / Studio Plus Styling: Bahar Kongel
 |
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
Estetik ve Plastik Cerrahı Dr. Osman Oymak; 26 yıllık kariyeri süresince başından geçen ilginç tecrübeleri, önümüzdeki aylarda piyasaya çıkarmaya hazırlandığı bir kitapta toplayacak.
|
|
|
|
'Kaşık pozisyonu, başka da şey istemem!' |
|
|
|
Hakkında herşey!
|
|
|
|
Sarp Levendoğlu'nu yakın çevresi anlatıyor.
|
|
|
|
Genç oyuncu Selen Seyven'i yakın çevresi anlatıyor.
|
|
|
 |
|
|
Nehir Erdoğan, Engin Altan Düzyatan, Yiğit Özşener ve Berrak Tüzünataç; ... |
|
|
|
 |
|
|
MC / Doğa Rutkay
MC / Doğa Rutkay
|
|
|
Kenzo SS2012
Stella McCartney SS2012 |
 |
|
|
Chloe Moretz, 14 yaşındaki bir genç kızın hayal dahi edemeyeceği bir yerde...
|
|
|